Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 05, 2010, 01:27:30 ÖS
Ana Sayfa Yardım Takvim Giriş Yap Kayıt
Duyurular: esselamu aleykum!uzun zaman oldu ki sizleri özlemeyeyim...bir ınkıta yaşadık elbet.lakin vefasız olmadık hiç bir zaman:)muhabbet ve dua ile...hoş geldiniz yeniden....

+  Erdemliler Meclisi
|-+  İSLAM VE AİLE
| |-+  İslam'da Kadın
| | |-+  Örtünme Allahın Açık Emridir
« önceki sonraki »
Sayfa: [1] Yazdır
Gönderen Konu: Örtünme Allahın Açık Emridir  (Okunma Sayısı 517 defa)
Sema
Uzman Üye
****
Mesaj Sayısı: 415



Üyelik Bilgileri WWW
« : Ağustos 23, 2007, 10:18:14 ÖS »



Müslüman kadınlara örtünme emri, Hicrî 4. yılda (Miladî 624) Zilkâde ayında farz kılındı. Tesettür ayetleri inzal olunca, Peygamberimiz, tesettür ayetini sahabeye bildirdi. Sahabeler tesettür emrini evlerindeki kadınlarına, kızlarına ilettiler. Ve Müslüman kadınlar evlerinde buldukları kumaş parçalarına örtü yaparak büründüler.
O dönemde müslüman kadınların tesettüre nasıl sarıldığını Hz. Aişe validemiz şöyle anlatıyor:

"Vallahi ben, Allah'ın kitabı Kur'an’ı tasdik, onun indirdiğine iman bakımından Ensar kadınlarından daha faziletlisini görmedim. Nur Suresi’ndeki örtünme ayeti inince, erkekleri kendilerine varıp Allah'ın indirdiği ayetleri okumağa başladılar. Herkes bu emirleri zevcesine, kızına, hemşiresine ve bütün yakınlarına okuyordu. Kadınlardan hiçbiri istisna edilmemek şartıyla Allah'ın Kur'an’ında indirdiği emirlere uyarak, yünden ve pamukludan mamül örtülerine büründüler. Ve sabah namazında Rasûlullah'ın arkasında, örtülerine bürünerek namaz kıldılar ." (Buhari, Tefsirüs Süre 24-12)

İşte, Peygamberimiz döneminden, Kıyamet gününe kadar devam edecek örtünme emri, böylece müslümanların hayâtlarına girmiş oluyordu. Bu yüce örtünme nimeti, fasıklar ve inkârcılar istemese dahi, müslüman kadınlarca şerefle sürdürülecek ve kıyamete kadar yaşatılacaktır.

Örtünme Allah’ın Açık Emridir


 Ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyurur:

"Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir." (33/Ahzâb, 59).

"(Ey Muhammed) Mü'min kadınlara söyle; gözlerini şehvetli bakışlardan sakınsınlar, cinsel organlarını harama bulaştırmaktan korusunlar, (açmaksızın) görülmesi zaruri olanlar hariç süslerini göstermesinler, baş örtülerini yanlarına sarkıtsınlar.

“Süslerini; (tabiî ve sun'i güzelliklerini) kocalarından babalarından veya kocalarının babalarından veya kendi oğullarından veya kocalarının oğullarından veya kendi kardeşlerinden veya kardeşlerinin oğullarından veya kadınlarından veya kızkardeşlerinin oğullarından veya sahip oldukları (cariyeleri)nden veya cinsî iktidarı olmayan hizmetçilerinden veya kadınların mahrem yerlerini henüz anlayacak çağda olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerini başkalarına bildirmek için ayaklarını da vurmasınlar. Ey Mü'minler! Hepiniz Allah'a tevbe edin ki kurtuluşa eresiniz." (Nur Suresi, ayet:31)

Örtünmeyle ilgili hadîs-i şeriflerden bir tanesini sizlere arz etmek isteriz.
Peygamber Efendimiz (sav) de aşağıda sunacağımız hadîs-i şeriflerinde müslüman hanımları hâyâ ve iman timsali tesettüre davet etmekte ve şöyle buyurmaktadır:

"Ebu Bekir (ra) kızı olan Esmâ (r.anha) üzerinde ince elbiseler bulunduğu halde, Rasûlullah'ın yanına geldi. Rasûlullah hemen yüzünü ondan başka bir yana çevirdi ve ‘Ya Esma! Bir kadın hayız (görecek çağ)a ulaştığında, şundan ve şundan başka (bir yerinin) görülmesi iyi olmaz." Buyurarak, yüzüne ve iki eline işaret etti.” (Ebu Davut, C.4 s. 62)

Yukarda verdiğimiz ayet ve hadisler, 1400 küsür yıllık bir uygulama olan tesettürün müslümanlar için bir farz olduğunu ortaya koymaktadır. Örtünme kulluğun gereği bir ibadettir, namaz ve oruç gibi bir farzdır.

Bunun için müslüman hanımlar Allah'ın rızasını kazanmak ve O'nun bu farz emrini yerine getirmek için örtünürler. Herhangi bir görüşe bir tepki olarak örtünmezler.
.
Logged

Herkes aynı dili konuşur ama aynı duyguları paylaşamaz.
sonmevsimsonyol
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Ağustos 25, 2007, 09:17:34 ÖS »

yazık başlığı okuduktan sonra gerisine hiç bakmadım ya
nedemek örtünme allahın açık emridir allah örtünün diye emir vermiş  sen nasıl örtünme diyorsun ve kalkmış bunu allahın açık bir emri gibi lanse ediyorsun olmazki  değilmi
sema
Logged
kubeys
Administrator
Vip Üye
*****
Mesaj Sayısı: 638



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Ağustos 26, 2007, 09:11:45 ÖS »

yazık başlığı okuduktan sonra gerisine hiç bakmadım ya
nedemek örtünme allahın açık emridir allah örtünün diye emir vermiş  sen nasıl örtünme diyorsun ve kalkmış bunu allahın açık bir emri gibi lanse ediyorsun olmazki  değilmi
sema


nur suresi 31.ayette ve ahzap suresi 59.ayette örtünme emri açık bir şekilde emrediliştir.ayrıca Resululah efendimizin zamanında örtünme ile ilgili uygulamalar ve örfi uygulama vardır...


Logged

"...işte şimdi bize yapayalnız geldiniz,tıpkı sizi ilk yarattığımız gibi..."(6:94)
...............................

"Senin için kavgaların en güzelini ben verdim,senin için kapıları bir bir ben çaldım, sokakları ben arşınladım. Senin sevginle senin ateşinle yanan bendim..."
sonmevsimsonyol
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Ağustos 28, 2007, 11:32:24 ÖS »

hocam ben burda başlığı ti'ye aldım anlamışsınızdır umuyorum:)
yoksa yazıyı yazandan da taşıyandanda allah razı olsun
hakikattende başlığı okuduktan sonra gerisine hiç bakmadım çünkü biliyordum.
Logged
kubeys
Administrator
Vip Üye
*****
Mesaj Sayısı: 638



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Ağustos 28, 2007, 11:53:28 ÖS »

hocam ben burda başlığı ti'ye aldım anlamışsınızdır umuyorum:)
yoksa yazıyı yazandan da taşıyandanda allah razı olsun
hakikattende başlığı okuduktan sonra gerisine hiç bakmadım çünkü biliyordum.


eyvallah kardeşim...ben de öyle zannettim zaten...dua ile... Gülümseme
Logged

"...işte şimdi bize yapayalnız geldiniz,tıpkı sizi ilk yarattığımız gibi..."(6:94)
...............................

"Senin için kavgaların en güzelini ben verdim,senin için kapıları bir bir ben çaldım, sokakları ben arşınladım. Senin sevginle senin ateşinle yanan bendim..."
Kucukumut
Kıdemli Üye
***
Mesaj Sayısı: 173



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Ağustos 29, 2007, 10:09:44 ÖS »

Sagol bu güzel konu için allah razı olsun..
Logged

"Huzur, hiçbir gürültünün, sıkıntının ya da zorluğun bulunmadığı yer demek değildir. Huzur bütün bunların içinde bile yüreğimizin sükûn bulabilmesidir."
serap
Vip Üye
*****
Mesaj Sayısı: 661



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Ağustos 30, 2007, 12:08:33 ÖÖ »

"Örtünme Allah’ın Açık Emridir"

Yine her zamanki gibi cok güzel ve anlamli bir paylasim olmus, Allah razi olsun Sema...
Logged

Allah'ım Sen beni bana bırakma...
Ben açmışım gönlümün kapılarını Sana...
Tek Senin ve güllerin Efendisinin sevgisini ver bana...
Bulamadım gayrı bu dünyada bir damlacık vefa...
yağmur
Vip Üye
*****
Mesaj Sayısı: 1297


bir varmış-bir yokmuş... aşk tek/miş...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #7 : Eylül 04, 2007, 07:20:27 ÖS »

eyvallah semacım allah razı olsun canım...
Logged

bu kasvet dünyasında kalmadığı özlediğim,namaz vaktinden başka anını gözlediğim...(n.f.k.)
...
özlemekten yorulmuşum,kapında durdur beni...ucu sana dek ulaşan bir zincire vur beni...
sonmevsimsonyol
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Eylül 07, 2007, 08:31:46 ÖS »

Gülen bu kez kadını ve anneyi anlattı 
24/08/2007 
 
 
Anne, bir milleti yetiştiren ailenin en önemli unsurudur. O, İslâm nazarında o kadar mukaddestir ki, Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem): "Cennet, annelerin ayakları altındadır" buyurur.

Öyledir; zira anne, bir milleti yoğuran mukaddes bir el ve toplumun ilk hücresini teşkil eden yuvanın da kurucusudur; içinde cıvıl cıvıl çocukların etrafa saadet ve neş'e aksettirdikleri bir yuvanın kurucusu... Bu yönüyle İslâm, anneye öyle yüce bir pâye verir ki, bunun ötesinde ona yeni pâyeler vermeye kalkışmak, o mukaddes varlığı hoyratlaştırmak, onun başındaki zeberced kakmalı tacı alıp yerine cam parçalarıyla süslenmeye çalışılmış bir külah geçirmek gibi olur. Kadını ve erkeği yaratan Allah (cc), kâmet-i kıymetlerine göre onları teçhiz buyurmuş ve istidatları açısından da verdiğini vermiştir. Kadın maddeten zayıf ve nahiftir; hadiselerden daha çabuk etkilenir. İşte bu tabiattaki birini, yaratılışına mülâyim gelen işlerden uzaklaştırarak onun incelik, zerafet ve saygınlığıyla telif edilemeyen işlerde istihdam etmek açıktan açığa ona bir zulümdür.

Aslında kadın dediğimiz bu nazik varlık öyle şeylerle teçhiz edilmiştir ki, o yönüyle erkeğin fersah fersah önündedir. O bir şefkat kahramanıdır; evlâtları uğrunda öyle titrer ki bu konuda erkek onunla yarışamaz. Bu durum sadece insanlık âlemine mahsus da değildir; tavuğun bütün sermayesi kendi hayatı olduğu hâlde, yavrusunu köpeğin ağzından kurtarmak için çok defa kendini feda eder. İşte bütün canlılarda yavrularına karşı, Allah tarafından verilen bu engin şefkat duygusu, anneler için öyle muallâ bir sermayedir ki, bunu onun elinden alıp da ona hangi pâyeyi verirseniz veriniz, Allah'ın verdiğinin yanında çok sönük kalacaktır.
Cihangirleri anneler yetiştirir. Büyük insanları, İnsanlığın İftihar Tablolarını hep anneler şekillendirir. Kadın kendine ait bu meziyetlerle, erkek de yine kendisine ait kabiliyetlerle örfaneye iştirak ederse, bu bütünleşmeden cennet ikliminin yaşandığı bir aile ve fazilet topluluğu vücûda gelir.

İlk hocam mualla validemdir

Benim ilk Kur'an hocam validemdir. Kendi anlattığına göre bana dört yaşımda Kur'an okumayı öğretmiş. Bir ay içinde de hatmettiğimi söyler. Ben, hatmettiğimi hatırlamıyorum. Ancak bütün köylüye yemek verdiler. Birisi de bana "Senin düğünün oluyor" dedi. Utandım, ağladım. O günden hatırımda kalan sadece bu hatıra var..

O devirde Kur'an okutmak yasak olduğu için annem beni gece yarısı uykudan kaldırır ve bana Kur'an öğretirmiş. Zaten bütün köyün kadın ve kızına Kur'an'ı validem öğretmişti. Babasından gelen bir terbiye ve Kur'an aşkı o en sıkıntılı ve zor dönemlerde dahi validemin Kur'an öğretmesine mani olamamıştı. Esasen tek başına bir kadının, 15-20 kişinin sofraya oturduğu bir evin bütün işlerini yaptıktan sonra bir de Kur'an öğretmeye vakit bulabilmesi, beni hayrette bırakan bir husustur. Hem o günkü kadına ait işler, sadece ev işleriyle de sınırlı değildi. Davarların sağımını yaptığı gibi, kadınlar tarla ve bahçede de çalışırlardı. İşte bir taraftan ceberut bir idarenin baskısı, diğer taraftan kendine ait yapması gereken zor işler; buna rağmen gündüz boş vakitlerinde köyün kadın ve kızına, geceleri de bana Kur'an öğretmek, hakikaten şaşılacak bir gayret ve çalışma örneğidir..

Annemin bu örnek davranışı, Kur'an öğretmekteki hassasiyet ve aşkı, ibadetindeki kusursuzluğu ve hayatını hep ızdıraplı geçirmesi çocukluk ihsaslarımla o gün anlamamış olsam dahi bugün çok iyi anlıyorum ki bana tesir eden en mühim hususlardandır. Zannediyorum bu sadece fakire has bir hususiyet değildir. Hemen herkesin hayatında anne ilk muallim rolündedir. İşte bu sebeple anne ve baba hiçbir şey için terk edilmez. Yalnız onlar, "İman ve Kur'an'a hizmet etme!" diyorlarsa, yani isyan emrediyorlarsa sadece bu mevzuda onlara itaat edilmez. Bununla beraber onlara yine de, "Eğer onlar seni, Hakk'ın şeriki olduğuna dair cahilce ve bilgisizce bazı şeyleri, Bana ortak saymaya zorlarlarsa sakın onlara itaat etme! Ama o durumda dahi kendileriyle iyi geçin, makul bir tarzda onlara sahip çık!" (Lokman Suresi, 31/15) ayet-i kerimesinin ifadesiyle iyilikle mukabele etmek gerekir.

Evet, anne ve babanın gönlü her zaman hoş tutulmalı; ancak onlara Allah'a ve O'nun emirlerine karşı isyan etme mevzuunda itaat edilmemelidir. Anasına babasına itaat etmesi gereken hususlarda itaat eden bir insanın hayatında, kazancında, ilminde yümün ve bereket olur. Allah, bugün olmasa bile yarın onu başlara tac yapar ki, bu husus, pek çok tecrübeyle sabit bir hakikattir. Son olarak, babamdan dinlediğim, mevsuk kitaplarda ise görmediğim bir hususu arz etmek istiyorum: Allah bir beldenin altını-üstüne getirmeyi kader planında yazmış; derken kaza vakti gelmiş. Tam o esnada bir çocuk, annesi hamur yoğururken bir ihtiyacından dolayı çığlık çığlığa bağırmaya, ağlamaya başlamış. Annesi ellerini temizleyip onun yanına gidinceye kadar biraz vakit geçmiş. Bu arada anne, çocuğuna karşı şöyle sesleniyormuş: "A be evladım, ne diye öyle çılgınca bağırıyorsun? Allah bile bir ülkeyi helâk ederken bu kadar acele etmez." İşte bu söz üzerine, Cenâb-ı Hak atâsı ile kaderi bozmuş ve o ülkeyi helâk etmemiş. Görüldüğü gibi Allah'a bir yöneliş, bir teveccüh, bir güzel hal ve tavır, böylesi ilâhî atâların meydana gelmesine vesile olabiliyor. Ancak insanlar, O'na karşı firavunlardan daha mütemerrid davranıyorlarsa... Evet bu şart cümlesinin cevabı yok.

ÖZETLE

1- Anne, bir milleti yetiştiren ailenin en önemli unsurudur. O, İslâm nazarında o kadar mukaddestir ki, Allah Resûlü: "Cennet, annelerin ayakları altındadır" buyurur.

2- Cihangirleri anneler yetiştirir. Kadın ve erkek kendilerine ait kabiliyetlerle bu örfaneye iştirak ederse, bundan cennet ikliminin yaşandığı bir fazilet topluluğu vücûda gelir.

3- Anne ve baba hiçbir şey için terk edilmez. Yalnız onlar, "İman ve Kur'an'a hizmet etme!" diyorlarsa, yani isyan emrediyorlarsa sadece bu mevzuda onlara itaat edilmez.

Zaman 
Logged
yağmur
Vip Üye
*****
Mesaj Sayısı: 1297


bir varmış-bir yokmuş... aşk tek/miş...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #9 : Eylül 07, 2007, 08:38:18 ÖS »

eyvallah gizili üye(artık gizliliğinde kalmadı ya neyse Gülümseme  )
Logged

bu kasvet dünyasında kalmadığı özlediğim,namaz vaktinden başka anını gözlediğim...(n.f.k.)
...
özlemekten yorulmuşum,kapında durdur beni...ucu sana dek ulaşan bir zincire vur beni...
sonmevsimsonyol
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : Eylül 07, 2007, 09:14:04 ÖS »

Üzgün
Logged
davut hoca
üye
**
Mesaj Sayısı: 66


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Mart 22, 2010, 12:39:30 ÖÖ »

Yazıyı okuyunca aklıma tv programı düştü.
Örtünme farzdır farz değildir tartışılıyordu.
Allah'ım ya rabbim dedim...
Nedir bu ısrar.
Oysa herşey apaçık ortada.
Kuran'da örtülmeye dair bir ayet bile yok diyordu çok bilmiş hanımefendi.
Bu sözüde tv yi kapatmama yetti zaten.
Logged

Sen iyilik yap denize at.
Balık bilmezse Allah bilir..
Sayfa: [1] Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.8 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!